Kör sağıra, “Çok güzelsin” demiş; ne kör anlamış, ne sağır duymuş; dilsiz ise kimseye söylememiş.
Bazen güzellik, sadece kalpte hissedilen bir duygu, anlatılamayan bir hikaye olabilir.
Sözler bazen gönlün derinliklerinde kaybolur, anlamak için hissetmek gerekir. Kör gözler, sağır kulaklar, dilsiz sözler; bazen anlatılamayan duyguların özeti gibidir.
Mevlânâ Mesnevi’de der ki; bir söz dili vardır, bir de hâl dili… Söz dili anlatmaya çalışır, hâl dili ise yaşatır. Çünkü bazı güzellikler duyulmaz, görülmez, söylenmez; yalnızca hissedilir. Anlamak için kulak yetmez, göz kifayetsiz kalır; kalbin açık olması gerekir. Zira hakikat, en çok sustuğumuz yerde konuşur.


Yorum bırakın