Kör sağıra, “Çok güzelsin” demiş; ne kör anlamış, ne sağır duymuş; dilsiz ise kimseye söylememiş.
Bazen güzellik, sadece kalpte hissedilen bir duygu, anlatılamayan bir hikaye olabilir.
Sözler bazen gönlün derinliklerinde kaybolur, anlamak için hissetmek gerekir. Kör gözler, sağır kulaklar, dilsiz sözler; bazen anlatılamayan duyguların özeti gibidir.

Mevlânâ Mesnevi’de der ki; bir söz dili vardır, bir de hâl dili… Söz dili anlatmaya çalışır, hâl dili ise yaşatır. Çünkü bazı güzellikler duyulmaz, görülmez, söylenmez; yalnızca hissedilir. Anlamak için kulak yetmez, göz kifayetsiz kalır; kalbin açık olması gerekir. Zira hakikat, en çok sustuğumuz yerde konuşur.

Yorum bırakın

Ben İsmail..

Koşarken Düştüğüm Yerlere hoş geldiniz.

Hukuk ve İnsan Kaynakları Yönetimi benim uzmanlık alanım. Akademik çalışmalarımda genelde işletme ve örgütsel davranış konularına odaklanıyorum. Bu köşe ise; hem iş yaşamında hem de hayatın akışında edindiğim deneyimleri, gözlemlerimi ve düşüncelerimi paylaştığım özel bir alan. Yazılarımda; yolculuklardan, insan hikâyelerinden ve değişen hayata dair izler bulacaksınız.

Gelip bu yolculuğa ortak olmanız dileğiyle…

Let’s connect