Önce Gerçekliği Kabul Et..

Digital sahada sahte amerikan smile gülüşle poz verip sürekli olumlama kasmaya çalışan ve “olumsuz düşünmeyelim, evrene pozitif enerji gönderelim ortada kötü birşey yok” diye dolaşan bu işi geçim kaynağı yapmış çakma polyanalara ifrit oluyorum.
Yahu bu mutluluk bir varış noktasından ziyade bir süreçtir. Duygusal zenginlik, sadece pozitif hissetmeyi gerektirmez, aynı zamanda yaşamın karmaşıklığına karşı açık olmayı da gerektirir. Üzgün, kızgın veya endişeli hissetmek, insan doğasının bir parçasıdır; bu duygular bizi olumsuz yapmaz, sonuçta bizler sadece birer insanız. Bu nedenle, sürekli pozitif olma baskısı bana rasyonel gelmiyor. Ortada bir cenaze varsa görmezden gelemezsin. Önce onu ortadan kaldırmalısın. Duygusal gerçeklik de böyle birşey olsa gerek. Yoksa birşeyleri görmezden gelip üstünü kapatamazsın.

Yorum bırakın

Ben İsmail..

Koşarken Düştüğüm Yerlere hoş geldiniz.

Hukuk ve İnsan Kaynakları Yönetimi benim uzmanlık alanım. Akademik çalışmalarımda genelde işletme ve örgütsel davranış konularına odaklanıyorum. Bu köşe ise; hem iş yaşamında hem de hayatın akışında edindiğim deneyimleri, gözlemlerimi ve düşüncelerimi paylaştığım özel bir alan. Yazılarımda; yolculuklardan, insan hikâyelerinden ve değişen hayata dair izler bulacaksınız.

Gelip bu yolculuğa ortak olmanız dileğiyle…

Let’s connect