Bu yol, bilinmezliklerin örtüsü altında çiçeklerle mi süslenmiş, dikenlerle mi kaplı bilemiyorum. Hayatın içindeki belirsizlikler yaş aldıkça omuzlara aldığı yükle adaletin tartılarından düşen bir taş gibi düşer insanın zihninin ortasına.
Belki gençlik cesaretle bu yolda adımlar atar, ancak yaş ilerledikçe bu yolda karşılaşılan belirsizlikler daha derin bir düşünce haline gelir. Hem yolun nereye çıktığını bilemiyorsunki! Çiçeklerin mi yoksa dikenlerin mi hakim olduğunu düşünürken kayboluyor insan.
Belirsizliklerin ağırlığı, adaletin kağıt üstündeki dengeleyici etkisini gölgede bırakır. Yaşın arttıkça, yürüdüğün yolda ki geçmişin izleri, geleceğin belirsizlikleriyle karışır. Omuzlardaki yük, sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bir derinlik kazanır.
Belki de bu yolda bilinmezliklere meydan okuyan, adaleti kendi içinde bulan bir olgunluk arayışı gizlidir. Kimbilir?


Yorum bırakın