Direncin Ötesinde Teslimiyet

Bazen, olmuş olanı sanki hiç olmamış gibi görmeye çalışırız. Olan olmuştur, yaşanmıştır ya da yaşanmaktadır; ancak kabul etmek istemeyiz. Zihnimiz bir direnç duvarı örer. Çünkü yüzleşmek, kabullenmek zor gelir insana. Oysa ki direncin ardında farkında olmadan bizi bekleyen bir teslimiyet ve manevi huzur vardır.

Belki de asıl mesele, kendimizi ilahi iradenin akışına bırakmakta saklıdır. Hani, “Allah’a tevekkül et!” deriz ya; işte bu tevekkül, sadece sözcüklerde kalmamalı. Zihnimizin dirençle ördüğü duvarları yıkmak, kalbimizi ve ruhumuzu o ilahi akışa açmak demektir. Bazen olanı kabul etmek, içimizdeki boşlukları O’nun merhametiyle doldurmak anlamına gelir.

Öyleyse soralım kendimize: Yaşadığımız her şeyi, kaderimizin bir parçası olarak kabul etmeye hazır mıyız? Olanı olmamış gibi yapmaya çalışmak yerine, O’nun hikmetine güvenip ilerlemek, zihnimize direncin ötesinde bir sükûnet getirmez mi?

Yorum bırakın

Ben İsmail..

Koşarken Düştüğüm Yerlere hoş geldiniz.

Hukuk ve İnsan Kaynakları Yönetimi benim uzmanlık alanım. Akademik çalışmalarımda genelde işletme ve örgütsel davranış konularına odaklanıyorum. Bu köşe ise; hem iş yaşamında hem de hayatın akışında edindiğim deneyimleri, gözlemlerimi ve düşüncelerimi paylaştığım özel bir alan. Yazılarımda; yolculuklardan, insan hikâyelerinden ve değişen hayata dair izler bulacaksınız.

Gelip bu yolculuğa ortak olmanız dileğiyle…

Let’s connect