Kader bir çıkmaz, tutkuysa soğumuş bir kalp gibi suskun.
Ne bir çığlık var geride, ne de geri dönmeye niyetli bir adım.
Sözler bir zamanlar dokunduğum o sıcak eller gibi değil sanki,
Artık yalnızca yankı var, kendi içimde kaybolan bir yankı..
Bir labirentin ortasında kaybettim kendimi,
duvarlarında eski dualar, tavanında eksik yıldızlar…
Her yolun sonu aynı sensizlik, her yolun sonu aynı sessizlik, ve her sessizlikte biraz daha kendim oluyorum istemsiz.
Kaderin elleri nasırlı, kaderin elleri dirençli, Kaderin elleri kinli, acımıyor.
Benimkilerse dokunduğu her hatırada sızlıyor.
Garip, içim sızlarken yüzüm yine de gülümseyebiliyor,
Galiba bazı yenilgiler zaferden daha asil duruyor…

Yorum bırakın