Bazen bir bakış, bir cümle, hatta bir gecikmiş adım…
Hayatın yönünü değiştiren şeyler çoğu zaman yaptığımız planlardan çok, tesadüf sandığımız küçük rastlantıların eseridir. Oysa biz nedendir bilmiyorum!.. Sebepler silsilesini görmezden geliriz hep; çünkü insan aklı görünmeyeni, soyut olanı, zahiriyi hep şans ya da tesadüf diye kendince küllendirmek ister.
Ben bazen kaderi sağlam bir hukuk metnine benzetirim.
Dışardan bakınca her madde kendi içinde tutarlıdır evet; ama bir okadarda yorumlanmaya muhtaçtır. Küçücük bir kelimenin anlamı bile sonucu değiştirmeye kafidir. Hayat da böyle değil midir?🙂 Bir veyayı ve sanırsın, bir amayı da atladığın için hüküm bambaşka çıkar. Biz, yaşadığımız her olayı birbirinden bağımsız sanırız ama aslında hepsi aynı metnin farklı fıkralarıdır.
İki insanın yolları kesiştiğinde, o kesişim noktasına kadar yaşanan her şey görünmez bir gerekçe, soyut bir dayanak zinciridir. Bir karar, bir tereddüt, bir yol değişikliği…
Hepsi sebep-sonuç ilişkisi içinde işleyen hayatın hukukudur. Kader, işte bu yüzden mahkeme salonuna benzemez. Orada temyiz hakkı yoktur. Verilen hüküm bazen ağır, bazen şaşırtıcı olur ama mutlaka yerindedir.
Belki de biz tesadüfen tanıştık dediğimiz her anda aslında çoktan hükmü verilmiş bir maddenin gereğini yerine getiriyoruzdur. Kim bilir..
Kadere inanmak…
Kader dediğimiz olgu, kimsenin fark etmediği bir cümlede, bir selamda, bir sessizlikte bile hükmünü icra eder.
Ve gün gelir, o hükmün gerekçesini anladığında sadece gülümsersin.
Çünkü bilirsin ki, hiçbir şey rastgele olmamıştır.


Yorum bırakın