Buz gibi ellerimle soğuk suya dokunduğumda anladım ben, bana iyi gelen şeylerin aslında iyi olmayıp sadece zamanlamasının uygun olduğunu. Su aslında soğuk, hissettiğim şey ise sıcaktı. Çünkü benim sıcağa ihtiyacım vardı.
Bazen biri için İYİ geldi deriz ya!
Aslında bu iyilik, karşındakinin gerçekten iyi olmasından çok bizim ne kadar üşüdüğümüzle alakalı bir şey.
O zaman asıl soru şu: Karşımızdaki gerçekten mi sıcak, yoksa biz mi üşüyoruz?


Yorum bırakın