Kadın Gibi Sevmek

Bize çocukluktan beri birçok şey öğrettiler. Nasıl yürüneceğini, nasıl güçlü olunacağını, nasıl dimdik durulacağını…
Ama sevmeyi öğretirken garip bir dil kullandılar.

Adam gibi ol.” dediler.
Adam gibi davran.” dediler.
Adam gibi sev.” dediler.

Ve neredeyse her nasihatin içine küçük bir uyarı sıkıştırdılar:
Kadın gibi olma.

Sanki kadınlık zayıflığın adıymış gibi.
Sanki duygular kalbin kusuruymuş gibi.
Oysa insan biraz yaşayıp kalbinin içine dikkatle baktığında şunu fark ediyor:
Sevginin en gerçek hâli, çoğu zaman küçümsenen o yerden doğuyor.

Kadın gibi sevmek dediğim şey tam da bu.

Kadın sevdiğinde kalbinin kapısını yarım aralık bırakmaz.
Sevgiye küçük bir oda ayırmaz; sevdiğini kalbinin tam ortasına yerleştirir. Bir ağacın toprağa saldığı kökler gibi bağlanır.
Sabırla, derinlikle, sessiz bir inatla…

Toprağa kök salan bir ağaç gibi; rüzgâr esse de bırakmaz, fırtına kopsa da tutunur.

Kadın sevince sadece aklıyla sevmez.
Hücreleriyle sever. Sevdiğinin kalbine kendi kalbini dayar ve orada bir yuva kurar.

Biz erkeklere ise çoğu zaman başka bir sevme biçimini öğrettiler.

Mesafe koymayı, geri çekilmeyi, duyguyu saklamayı…
Sevginin sanki bir strateji olduğunu.

Çok belli etme.
Çok bağlanma.
Çok verme.

Sanki kalp bir hesap kitap defteriymiş gibi.

Sonra da insanlar neden birbirini yarım seviyor diye şaşırıyoruz. Oysa sevgi yarım kalınca büyümez ki.

Kadın sevdiğinde kalbiyle sarılır.
Bir bakışta, bir dokunuşta, bir sessizlikte bile sevgisini hissettirir.

Belki de bu yüzden çocuklar dünyada en çok annelerinin sevgisine inanır.
Çünkü o sevgi saklanmaz.
Çünkü o sevgi hesap yapmaz.

Babalar çoğu zaman sever ama göstermeyi bilmez, öğrenememiştir çünkü.
Anneler ise sevgiyi saklamayı bilmez.

İnsan yaş aldıkça şunu anlıyor:
Güçlü olmakla güzel sevmek aynı şey değil. Bazen en güçlü görünen insanlar en mesafeli sevenler oluyor.
Bazen de kırılgan görünen kalpler en derin sevgiyi taşıyor.

Bu yüzden birini seveceksen korkmadan sev.
Hesap tutmadan sev.
Geri çekilme ihtimalini düşünmeden sev.

Yani anlayacağın kadın gibi sev.

Çünkü bazı sevgiler akılla kurulmaz. Bazı sevgiler ancak kalbin bütün kapıları açıldığında büyür.

Belki de bu yüzden bugün biraz daha iyi anlıyoruz kadınları.

Sevmenin cesaret isteyen, emek isteyen ve kalp isteyen bir şey olduğunu bize en çok onlar hatırlatıyor.

Kalbiyle seven, sevgiyi saklamayan, sevgiyi büyüten tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.

İsmail Demiralay 08.03.2026/Ankara

Hangi kadın kötü sever iliklerine kadar hissedince aşkı?

Yorum bırakın

Ben İsmail..

Koşarken Düştüğüm Yerlere hoş geldiniz.

Hukuk ve İnsan Kaynakları Yönetimi benim uzmanlık alanım. Akademik çalışmalarımda genelde işletme ve örgütsel davranış konularına odaklanıyorum. Bu köşe ise; hem iş yaşamında hem de hayatın akışında edindiğim deneyimleri, gözlemlerimi ve düşüncelerimi paylaştığım özel bir alan. Yazılarımda; yolculuklardan, insan hikâyelerinden ve değişen hayata dair izler bulacaksınız.

Gelip bu yolculuğa ortak olmanız dileğiyle…

Let’s connect