• Ya gerçek olmayan bir şeye inandıysam! Ya gerçeği reddedip içime en çok huzur veren yalanı sahiplenmişsem. Şöyle bir durup düşününüyorum kendimce, sonra diyorum ki insan, evet insan diyorum bazen gerçeği kaldıracak gücü bulamaz kendinde. İşte o zaman hayatın acımasız yüzü karşısında gerçek yerine umutla örülmüş bir hayali tercih eder. Çünkü…

    Continue reading →: Ya Gerçek Olmayan Bir Şeye İnandıysam…
  • Boş Muhabbet..

    Bir insanla gerçek anlamda muhabbet etmek aslında sandığımızdan çok daha zordur. Çünkü muhabbet, yalnızca kelimelerin yan yana gelmesinden ibaret değildir; bir zihin ve ruh alışverişidir. Bunun için bazı niteliklerin bir araya gelmesi gerekir. Mesela zeka, muhakeme gücü, yerinde bir şaka yapabilme yeteneği… Bunlar sohbeti sıradan bir konuşmadan çıkarır, ona şekil…

    Continue reading →: Boş Muhabbet..
  • Giriş Günümüz teknolojisinde bilgi her zaman olduğundan çok daha büyük bir öneme sahip. Bu yüzden artık sadece üniversite mezunu olmak yetmiyor. İnsanlar emsallerinden sıyrılmak, öne çıkmak için yüksek lisans, doktora gibi programlara başvuruyor. İşte bu makale de sadece lisans bilgileriyle yetinmek istemeyenler için hazırlanmış adeta hap bilgilerle dolu bir rehber.…

    Continue reading →: Çağdaş İşletme Yönetiminde Başarı Stratejileri
  • Kod adı: Hüzün

    Göğsümde sensizlik var; dallarım kırık, rüzgarım hüzün.Göğsümde saklı bir çığlık var, adı sensizlik, sesi kısık…Dallarım kırık, gövdem yorgun; güneş doğsa da ısıtmaz içimi.Rüzgarım hüzün, yağmurum keder; her damla hasretin izini taşır.Belki bir gün döner mevsimler, sensizlikten doğar bahar.O da sonbahar…

    Continue reading →: Kod adı: Hüzün
  • Birisi Yay mı dedi😊Hemen geçiyorum o zaman.Evet, yay insanı; özgürlük tutkusu, araştırmacı ruhu ve daima yeni ufuklara açılma arzusu ile bilinir. Onlar için hayat bitmeyen bir yolculuktur. Bu yüzden bir yay ilişkiye başladığında onu bir yol arkadaşı, hatta aslına bakarsan müttefik gibi görür…Yayların erkeği de kadını da ilişkilerinde monotonluktan uzak…

    Continue reading →: Yay ile Yolculukta Kanatlarını Kırma, Ufuklarına Katıl
  • Mevlâna, Mesnevi’sinde der ki:“Ses diliyle değil, hal diliyle konuş; çünkü hal, sesin anlattığından daha gürdür.”Halimiz kalbimizin dili belki de… Bir şey söylemeden anlaşılmak, dokunmadan hissedilmek, gözlerin içinden geçen bir anlamla bütün bir hikâyeyi aktarabilmek… İnsanın içinde sakladığı karmaşayı özgür bırakmak, zihni hesaplaşmaya zorlamak, sessizliğin içinde bile duyulabilmek.Aslında insanın en ağır…

    Continue reading →: ZAHİRİN GÖLGESİNDE BİR HAKİKAT ARAYIŞI
  • Yükün Adı: Zaman

    İnsanın en ağır yükü çoğu zaman dışarıdan taşıdığından çok içinde biriktirdiğidir. Kalbin hazır olduğu, fakat şartların henüz el vermediği o anlar vardır ya hani… İşte o anlarda insan, içine çöken görünmez bir ağırlığın altında kalır. Hayatın en keskin paradoksu da burada gizlidir aslında.. Öyle birşey ki, kalp ileriye yürümek ister,…

    Continue reading →: Yükün Adı: Zaman
  • Sanmak…

    Sanmak, insanın ruhunu zehirleyen en derin yanılsama… Nilgün Marmara’nın Beklentim yokmuş gibi davranıp, içime dünyalarca umudu sığdırmaktan yoruldum dediği o eşik… Aslında insanı en çok yoran şey yaşadıkları değil, yaşadıklarıyla hayal ettikleri arasındaki uçurumdur. Kaygılar zihni, gerçekler ise kalbi sıkıştırır. Ve bazen insan en çok da kendi içinde sıkışır. Geriye…

    Continue reading →: Sanmak…
  • Erken İçin Artık Çok Geç

    Dün uzun zamandır görmediğim bir dostum beni ziyarete geldi. Yılların tortusunu mazinin sessiz izlerini birlikte yokladık. Sohbetin bir anında dudaklarından şu cümle döküldü, erken için artık çok geç. İlk bakışta basit bir ifade gibi görünsede bu cümle gün boyu zihnimde yankılandı. Düşüncelerimi bölüp duran bu kısa ama derin anlamlı yüklü…

    Continue reading →: Erken İçin Artık Çok Geç
  • İçinde farklı rollere büründüğüm ortamlardaki keşmekeşliğe bakıyorum. Her şeyin bir yarış haline geldiğini görüyorum. Evlerin büyüklüğünden eşlerin meziyetlerine, arabaların markasından işlerin prestijine kadar her şey kıyaslanıyor. Çocuklar aldıkları ders notları ve başarılarıyla, kıyafetler marka ve fiyatlarıyla, hatta dertler ve hastalıklar bile kimin daha fazla acı çektiği üzerinden bir yarışa dönüştürülüyor. İnsanlar, aslında hiçbir kazanç…

    Continue reading →: Rekabetin Gölgesinde Kaybolan İnsanlık

Ben İsmail..

Koşarken Düştüğüm Yerlere hoş geldiniz.

Hukuk ve İnsan Kaynakları Yönetimi benim uzmanlık alanım. Akademik çalışmalarımda genelde işletme ve örgütsel davranış konularına odaklanıyorum. Bu köşe ise; hem iş yaşamında hem de hayatın akışında edindiğim deneyimleri, gözlemlerimi ve düşüncelerimi paylaştığım özel bir alan. Yazılarımda; yolculuklardan, insan hikâyelerinden ve değişen hayata dair izler bulacaksınız.

Gelip bu yolculuğa ortak olmanız dileğiyle…

Let’s connect