-
Continue reading →: Sahte Vitrinler Arkasında Sosyal Medyanın Çelişkili Dünyası
Etrafınıza baktığınızda özellikle sosyal medya dünyasında bir şey hemen gözünüze çarpar. İnsanların oldukları kişiden çok, olmayı arzu ettikleri ya da göstermek istedikleri kişiye dönüstüklerini görürsünüz. Bu platformlarda en çok dikkat çekenlerden biri, aslında zengin olanların fakir edebiyatı yapması ve inançla hiçbir ilgisi olmayanların din üzerine söylev vermesi. Bu durum, sadece…
-
Continue reading →: Sanmak Zehiri..
“Sanmak”, insanın ruhunu zehirleyen derin bir yanılsama.. Çürütüyormuş meğer farkında bile olmadan. Nilgün Marmara’nın “Beklentim yokmuş gibi davranıp, içime dünyalar kadar umudu sığdırmaktan yoruldum” dediği o eşik, insana teslimiyetten başka bir seçenek bırakmıyor. Peşine düştüğün haklılıklardan bile vazgeçiyorsun, çünkü anlıyorsun ki bazen bırakmak yani teslimiyet en büyük özgürlükmüş. ihdemiralay.com
-
Continue reading →: Akışta Kal…
Bazen hayat öyle bir noktaya getirirki seni, ne bırakıp gidebilirsin ne de tutunabilirsin. Vazgeçmek bile bir tercih olmaktan çıkar. İşte ozaman depresyona bile giremezsin. İçinden geçen tüm büyük laflar boğazına düğümlenir, susturur hayat seni. Seslenemezsin…O yüzdendir ki ne bırakmak istersin kabuk bağlamış dalını ne de ona tutunmak, tek çıkış kalır…
-
Continue reading →: Örgütlerde Motivasyon: Engeller ve Gerçek Liderlik
Ne gariptir ki birçok lider, iş yerinde motivasyonu artırmanın yollarını ararken aslında en büyük engelin kendisi olduğunun farkında bile değildir. Çalışanların potansiyelini ortaya çıkarmak için samimi ve güvenilir bir ortam yaratmak yerine çoğu zaman iletişim kanallarının kısıtlı ve güvensizlik duygusunun hakim olduğu bir ortam yaratırlar ve bu da malesef motivasyonu…
-
Continue reading →: Geri Dönüşün Zamanla Mukavemeti..
Yanlış trene bindiğinizde ilk istasyonda inin. Zira mesafe arttıkça, geri dönmenin maliyeti de artacaktır. Dostoyevski Hayatta bazen farkında olmadan yanlış kararlar verebiliyoruz. Önemli olan hatamızı fark edip doğru kararı verebilmek ve zararın neresinden dönülse kârdır diyerek cesurca geri adım atabilmektir. Zira yanlis yolda devam etmek bilinçli bir irade göstergesidir. Bu…
-
Continue reading →: Yolun Kendisine Güvenmek
Charles Baudelaire’in bir sözünü okudum geçenlerde, “Her nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi gelir bana.” Bu söz, insanın kaderiyle olan kavgasını, tatmin olamama hâlini ne güzel özetlemis dedim öyle metroda giderken. Eğer ki her halükârda pişmanlık duyacak isek, neden daha büyük hayallerin, daha yüksek ideallerin peşinden gitmeyelim diye sordum kendi…
-
Continue reading →: Ruhun Derinliklerinde Bir Kıvılcım
Birçok şeyin tersine, insanın çürüyüşü içinden başlıyor. Yaprak döken ağaçlar, kararan gökyüzü, paslanan demir gibi değil; insan, kendi içindeki karanlığa olan yenilğisinde çürümeye başlıyor. Gözle görülmeyen bu çözülüş, bazen bir kırgınlık, bazen bir hayal kırıklığı, bazen de anlamını yitirmiş umutlarla başlıyor. Ruhundaki bu karanlığı aydınlatacak bir ışık bulamazsa, içindeki çürüme…
-
Continue reading →: Zamanın Akışı ve Ruhun Huzursuzluğu
Her adımda geçmişin solgun pişmanlıkları içimde bir gölge gibi büyüyor. Zaman peşimi bırakmayan bir sis gibi ilerliyor ve ben önümde uzanan yolun bilinmezliğinde kayboluyorum. Kalbimde, hayatın belirsizliğinin verdiği gereksiz bir heyecan var; bir yandan umutla doluyum, diğer yandan korkularımın soğuk nefesiyle titriyorum. Bazen düşünüyorum, belki de hayatımın ufkunda ufak bir…
-
Continue reading →: Sabır ve Azmin Zaferi
Belki de meşakkatli bir yolun en güzel meyvesidir başarı. Her adımda biraz daha yorar insanı, her engelde biraz daha sınar sabrını. Ama yılmadan inatla devam edersen, sonunda eline geçen o meyvenin tadı tüm yorgunluğa değer. Hayat, her zaman düz bir çizgi sunmaz bize. Bazen inişler, bazen çıkışlar olur. Bazen karanlık…
-
Continue reading →: Çaresizlikle yüzleşmek..
İnsan, karşısına çıkan sorunları çözme iradesini kaybettiğinde aslında en büyük kaybı yaşıyor. Çünkü çözülmesi mümkün olan bir sorunla değil, neyi değiştiremiyeceğini bildiğin bir çaresizlikle savaşmak zorunda kalıyorsun. Bu yüzden de değiştiremeyeceği şeyleri fark eden insanın yaşadığı yalnızlığın eşi benzeri yoktur, diyebilirim.
