• Kadın Gibi Sevmek

    Bize çocukluktan beri birçok şey öğrettiler. Nasıl yürüneceğini, nasıl güçlü olunacağını, nasıl dimdik durulacağını…Ama sevmeyi öğretirken garip bir dil kullandılar. “Adam gibi ol.” dediler.“Adam gibi davran.” dediler.“Adam gibi sev.” dediler. Ve neredeyse her nasihatin içine küçük bir uyarı sıkıştırdılar:“Kadın gibi olma.” Sanki kadınlık zayıflığın adıymış gibi.Sanki duygular kalbin kusuruymuş gibi.Oysa…

    Continue reading →: Kadın Gibi Sevmek
  • “Gerçek Yüz” Yanılgısı

    Geçenlerde bir arkadaşım uzun bir sohbetin ortasında önce hastalığından söz etti. Ardından, son zamanlarda eşinin kendisine ne kadar iyi davrandığını anlatmaya başladı. Sesinde hem şaşkınlık hem de minnet vardı. Bir yerde durdu ve şöyle dedi: “Meğer ben onu hiç tanımamışım… Ne güzel kalbi varmış.” Bu cümleyi duyunca aklıma birkaç ay…

    Continue reading →: “Gerçek Yüz” Yanılgısı
  • Ontolojik Yorgunluk

    Yorulduk.Ama sandığımız gibi yükten, koşturmadan ya da zamansızlıktan değil; İnsanı taşımaktan. Omuzlarımızda taşıdığımız şeyler ağırlaştığı için değil, içimizde biriken anlam fazlalığı yüzünden yorulduk. Sürekli bir şeyleri gerekçelendirmek zorunda kalmaktan, varlığımızı savunur hale getirilmekten yorulduk. Neden böyleyiz, neden geç kaldık, neden suskunuz, neden eksildik, neden artık eskisi gibi değiliz… Bizi asıl…

    Continue reading →: Ontolojik Yorgunluk
  • Sınanmadığın Yerden Konuşmak

    En kolay şeylerden birisidir belki de; başkasıyla ilgili uzaktan hüküm vermek.Bunu çok yapanlardan biri de benimdir. Aynı duvara toslamadan, aynı baskıyı yaşamadan, aynı kaybın içinden geçmeden başkasının tercihini tartmak, insana farklı bir konfor sağlıyor. Çünkü risk yok. Çünkü bedel yok. Çünkü henüz canın yanmamış. Hayat bizi köşeye sıkıştırmadığı sürece, başkasının…

    Continue reading →: Sınanmadığın Yerden Konuşmak
  • Eğilmeyen İrade

    Hayır diyebiliyorsan…Kendini kırma pahasına başkasını memnun etmeyi bırakabildiysen… Kendi hatalarınla yüzleşebiliyor, aynaya baktığında bahaneye sığınmıyorsan… Gerektiğinde vazgeçmeyi bir zayıflık değil, bir olgunluk olarak görüyorsan… Eleştiriden kaçmıyor, ondan kendine pay çıkarabiliyorsan… Kelimelerini eğip bükmeden, dolandırmadan, net ve dürüstçe ifade edebiliyorsan… Şartlar seni zorladığında bile yoluna devam ediyor, doğru bildiğinden geri adım…

    Continue reading →: Eğilmeyen İrade
  • Gerisi Sessizlik…

    Vazgeçtiğin an bitiyor savaşın. O noktadan sonra ne zaferin anlamı kalıyor ne de yenilginin.

    Continue reading →: Gerisi Sessizlik…
  • Asıl Mesele…

    İnsan bir noktada şunu fark ediyor.Hayatta belirleyici olan ne statün, ne çevren ne de başkalarının sana yüklediği anlamlar…Asıl mesele senin ruh sağlığın. Bunu idrak ettiğinde, bedenini nasıl özenle besliyorsan ruhunu da rastgele insanlara, gelişi güzel duygulara teslim etmemeyi öğreniyorsun.Çünkü ruh, ancak doğru insanlar, berrak hisler ve sana iyi gelen düşüncelerle…

    Continue reading →: Asıl Mesele…
  • Güçlü Kalırken Yorulmak

    Ağlamak ve gülmek, insan ruhunun iki kadim dostu gibidir. Biri olmadan diğeri eksik kalır. Hatta çoğu zaman ağlamayı zayıflıkla, çaresizlikle, yenilgiyle karıştırırız. Belki de bu yüzden ağlayan birini gördüğümüzde ne diyeceğimizi bilemeyiz. Oysa bana kalırsa ağlamak, sanılanın aksine insanın hayata hâlâ temas edebildiğinin işaretidir. Garip gelebilir ama ben ne zaman…

    Continue reading →: Güçlü Kalırken Yorulmak
  • Durdum…

    Durdum…

    Continue reading →: Durdum…
  • Sessiz Taşınan Yaralar

    İnsan saramadığı yarayı saklar; bazen bir gülüşün içine, bazen derin bir sessizliğe.Bu saklayış çoğu zaman öyle güçten falan değil, etrafına uyum sağlama çabasından doğar. Hayat dediğin bu sonu belli olmayan maratonun özellikle yetişkinlik denilen illet dönemi; duygularından çok senin koşuya devam edebilmeni ödüllendirir. Yani sosyal ortamlarda senin duygularının hiç mi…

    Continue reading →: Sessiz Taşınan Yaralar

Ben İsmail..

Koşarken Düştüğüm Yerlere hoş geldiniz.

Hukuk ve İnsan Kaynakları Yönetimi benim uzmanlık alanım. Akademik çalışmalarımda genelde işletme ve örgütsel davranış konularına odaklanıyorum. Bu köşe ise; hem iş yaşamında hem de hayatın akışında edindiğim deneyimleri, gözlemlerimi ve düşüncelerimi paylaştığım özel bir alan. Yazılarımda; yolculuklardan, insan hikâyelerinden ve değişen hayata dair izler bulacaksınız.

Gelip bu yolculuğa ortak olmanız dileğiyle…

Let’s connect